Psikolojik Gelişim ve Bilinçaltı

İlk yaratıldığımız andan bu yana her düşüncemiz/anımız,

bilinçaltımızda veya içimizdeki Çocukta kayıtlıdır.

 

Herhangi bir konu ya da durum ile ortaya çıkan otomatik düşüncelerimiz, genellemelerimiz, önyargılarımız kişisel anılarımızın ya da ailemizin/atalarımızın anılarının ürünleridir.

 

Anılar, bilinçaltında işleyen programlarımızdır ve

otomatik olarak çalışırlar.

BİLİNÇALTI NEDİR?

Bilinçaltı bilgisayarın ‘hard disk’i, belleği gibidir. Sınırsız bir depolama alanıdır, yaşanılan her duygu yüklü olay ve bunların enerjisi, travmatik yaşantılar, bastırılmış arzular, derin korkular detayları ile burada saklanır. Aynı zamanda bedenin otomatik davranışlarını yönetir, beden işleyişi, araba kullanmak, bisiklete binmek gibi. Temel amacı, bedeni hayatta tutmak, türün devamlılığını sağlamaktır. 

 

YAŞAMDAKİ KARARLARIMIZIN VE DAVRANIŞLARIMIZIN , %90 DAN FAZLASINI BİLİNÇALTI YÖNLENDİRMEKTEDİR.

 

Bilinçli zihin yani beynimiz saniyede 5-9 adet kadar veri alabilmektedir. Bilinçaltı zihin ise saniyede milyonlarca veri toplar.

 

BİLİNÇALTI NASIL ÇALIŞIR?

İnsan, anne karnından itibaren her şeyi kaydetmeye başlamaktadır. Bilinçaltı, 0-6 yaş aralığında edindiği tüm deneyimleri ayırt etmeksizin kaydeder. Bunlar görsel, işitsel ve duyusal olarak kaydedilmektedir.

 

"Ben beceriksizim" "İki yakam biraraya gelmez" "Bizim ailenin kadınları hep aldatıldı", gibi olumsuz söylemler, genellemeler özellikle çocukluğumuzda hem kulaklarımızda, hem de bilinçaltımızda yankılanır. Sonraki yaşlarımızda da kendimizi bu yargılarımızı, olumsuz genellemeleri doğrulayacak deneyimler içinde bulabiliriz. Bu, çekirdek inançların doğrulanması olayıdır.

 

Bilinçaltında, çekirdek inançlarımızda “değersizlik” “beceriksizlik” “şanssızlık” vb. inançlar mevcutsa, bilinçaltı da bunları doğru kılmak için kişinin lehine olmayan seçimler yapabilir. Çünkü bilinçaltı, tanıdık olanı arar ve tanıdık olanla güvende hisseder. 

 

Soyumuzdan, atalarımızdan aktarılmış duygusal, ruhsal hafıza da bilinçaltında tutulmaktadır.

Bu şekilde epigenetik hafızadan aktarılmış, adını bilmediğimiz bir atamızın yaşadığı savaş ve kıtlık deneyiminden miras aldığımız biriktirme, stoklama, bırakamama davranışını ya da büyükannemizin yaşayamadığı, bastırılmış bir yas duygusunu hissediyor olabiliriz.

TERAPİ SÜRECİ NASIL İŞLER?

Bireysel danışmanlık uygulamalarında hislerimizi ve duygusal ihtiyaçlarımızı fark ederiz. Yaşanmış olan olaylar ve zorlandığımız konularla ilgili çocukluktan gelen kodlarımızı ve genellemelerimizi açığa çıkartırız. Bizi kendi potansiyelimizi gerçekleştirmekten alıkoyan eski şartlanmalarımızdan, kodlanmalarımızdan arınmak üzere, varlığımızdaki içsel çocuk ile yeniden bağlantı kurar, ona yeni olumlu kodlar iletir, eşsiz yaşam yolumuzda sevgiyle ilerlemek ve kendimizi gerçekleştirmek için adımlar atarız.